Suikast(Mechanic: Resurrection) filmini izlemek için 8 sebep
Pazar, Haziran 25, 2017
Jason Statham
kesinlikle aksiyon adamı. Taşıyıcı filminden sonra büyük bir hayran kitlesi
elde eden başarılı aktör, bu hafta vizyona giren yeni filminde de sevenlerini
hayal kırıklığına uğratmıyor.
Jason Statham'ın başrolünde oynadığı Suikast
(Mechanic: Resurrection) filminin yönetmen koltuğunda Dennis Gansel oturuyor.
Dennis Gansel'in yönettiği ve Jason Statham, Jessica Alba, Tommy Lee Jones ile
Michelle Yeoh'un oynadığı Suikast filmi bu hafta izleyici ile buluşuyor.
Statham, bu sefer de
bir iş bitirici olarak karşımıza çıkıyor. Yeni görevler, yeni ülkeler, yeni
maceralar onun vazgeçilmezi olmuş durumda. Filmin konusu ise şöyle; ilk filmdeki maceralarından sonra Arthur
Bishop (Jason Statham), suikastçilik işini bırakmaya karar vermiştir. Ancak
sevgilisi Gina (Jessica Alba) çok güçlü ve tehlikeli bir adam tarafından
kaçırılınca, onun hayatını kurtarabilmek için yeniden eski işine dönmek zorunda
kalacaktır. Görevi, dünyanın 3 farklı yerindeki birbirinden zor suikastleri
gerçekleştirmek ve onlara kaza süsü vermektir.
Aslında Arthur Bishop
(Jason Statham) bütün bunlardan kaçmak istiyor ama geçmişi onun peşini
bırakmıyor. Suikast filminin basın gösteriminden sonra filme dair düşüncelerimi
8 maddede sıralayacağım:
- Jason Statham bu film için doğru bir seçim olmuş. Arthur Bishop karakteri çok iyi oynanmış. Hızlı, çevik, acımasız ve bir o kadar ileri görüşlü bir tetikçi rolünü canlandırıyor Statham. Cesareti takdir edilesiydi. Birçok insanla aynı anda dövüşmek dikkat ve cesaret ister. Jason Statham’da bu fazlasıyla var.
- Arthur Bishop çok profesyonel bir suikastçı. Attığı her adımı planlayıp öyle harekete geçiyor. İnce hesaplar onun keskin zekâsının bir ürünü. Filmde de onun için en iyisinin iyisi diye bahsediliyor zaten. Dolayısıyla zekâsını her görevinde en iyi şekilde kullanmayı başarıyor
- Esasına film tipik bir Hollywood filmi. Yani filmin başında neler olacağını az çok tahmin edebiliyorsunuz izlerken. Çünkü Jessica Alba film hakkında ipuçları veriyor. Romantik sahneler çok gereksizdi. Sevdiği kadını kurtarmak için kendisine verilen görevleri yerine getirmeye çalışan bir suikastçının yaşadıklarını izlemek çok bilindik bir konu. Jason Statham bu konuyu güzelleştiren büyük bir detay sadece. Jessica Alba film için yeterli değildi. Onun yerine başkası da oynasa pek bir şey fark etmezdi. Jessica Alba’nın oyunculuğu korkunç ötesi. Hiç inandırıcı oynamamış açıkçası. Her hareketinde yapaylık seziliyor.
- Suikast filminin farklı şehirlerde çekilmesi filmin geniş mekan çerçevesini de gözler önüne seriyor. Tek bir mekana bağlı kalmayıp birden fazla ülkede çekim yapmaları doğru bir karardı. Çekim açıları oldukça başarılıydı. Rio de Janerio’da İsa heykelinden Sidney’deki opera evine kadar her yeri görüyorsunuz izlerken.
- Jason Statham tetikçi rolüne sıkışıp kalmış gibi. Bütün filmlerinde elinde silahıyla birilerini öldürüyor. Bu alışılmış durum her filminde kendini belli ediyor. Hal böyle olunca yeni bir şeyler ortaya çıkmıyor. Bu filme yeni bir şeyler vardır umuduyla yaklaşmıştım ama aksiyon sahneleri dışında pek fazla özelliği olmayan bir film.
- Aksiyon sahnelerinin devamlılık zinciri hiç bozulmuyor. Arthur Bishop sürekli aksiyon peşinde olduğu için her gittiği yerde olay yaşıyor. Kah en korunaklı hapishaneye giriyor kah bir gökdelene tırmanıyor. Onun için adrenalin bir yaşama biçimi olmuş adeta.
- Kötü adam Crain, Bishop’u kendi emelleri için Bishop’u kullanıyor. Ancak Bishop’un intikatımı çok acı oluyor. Bishop’un gözü pekliği takdir edilesi. Bishop’un ondan nasıl intikam aldığını görmeniz lazım.
- Film güzel mi? Aksiyon filmi izlemeyi sevenler için oldukça güzel bir film. Peki, tekrar izlenir mi? Jason Statham hatrına tekrar izlenir. Suikast filmi tam sinemada izlenmelik bir film olmuş. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz izlerken
Şimdiden keyifli
seyirler
Filme puanım: 3/5
Filmin Fragmanı
0 yorum